18 Şubat 2015 Çarşamba

Anne karnında hıçkırık

Gönderen Strasbourgdaki Istanbullu zaman: 18.2.15 0 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
Hıçkırık kadar kolay duyulmaz, hissedilmez sanılan bir hareketi iki gündür çok net hissediyorum.. Kuzum benim hıçkırıyor hıçkırıyor, ritmik hareketlerle karnıma vuruyor ve dakikalarca sürebiliyor bu durum :D

Hele bu gece uyandım, sağa dön sola dön uyuyamadım, sonrada baktım bizim kız uyuyor dürtükleyim bakim cevap gelcek mi dedim ve tamda tık tık yaptığım yere içerdende cevap geldi :D
Ondan sonra başladı 5 saniyede bir düzenli olarak içerden vurmaya.. Belki rahat 3/4 dakika sürdü :D
Başucumda steteskop duruyor hani şu doktorlarda olan dinleme aleti :) Dinleyim diye almıştım, gecede aldım hemen dinlemeye çalıştım ama bişey anlamadım pek :D Tahminimce bizim cimcime hıçkırıyordu.. Onu hissedeyim derken uykum iyice açıldı ve uyuyamadım iyi mi ! Bide hanfendi sonlarına doğru sinirleniyor iyice ve tekmeyi basıyor mu desem tepiniyor mu desem, içimde halay çekiyor resmen :))

Nedeni tam bilinmese de; bu aylarda anne karnında ciğerlerini geliştirmeye çalışan bebek, nefes alma verme egzersizleri yaparken bol bol içinde bulunduğu amniyo sıvısını yutarmış ve bu sıvıyı da hıçkırarak dışarıya atarmış. Hıçkırması iyi bişeymiş aslında ciğerlerinin geliştiğini gösterirmiş :) Bunu duyduğuma çok sevindim :)

13 Şubat 2015 Cuma

25. Hafta

Gönderen Strasbourgdaki Istanbullu zaman: 13.2.15 0 yorum Bu yayına verilen bağlantılar

Tamda bu moddayım, bugün cuma gerisi boş

24+4'teyiz üstelik, haftalık hesaba göre 6 ay bitiyor ama ay hesabına göre daha 12 gün var 6 ayın bitmesine :D ne karışık hesaplarmış bunlar yahu :)

Rüyalarımda güzel güzel doğum yapıyorum, emziriyorum :) ahhhhh zaman çabuk geçsin artık ev yerleşmesede olur napim, bebeğimi, güzel kızımı sağlıcakla kucağıma almak istiyorum...

Cimcimem bazen öyle bi tekmeliyor ki yeter dur dedirtiyor, ama durmasın, tekmelesin tabi :)

Bir bedende iki kişiyiz şu anda. Tek kişiyken nasıldım, napıyordum hiç bilmiyorum... Yeniden yalnız kalıcam bi kaç ay sonra :( tekmelerini çok özlicem kesin.

O kadar keyifli ki her sabah 6 buçukta saat gibi beni tekmeleye tekmeleye uyandırması ♥
Alarmın çalmasına 1 buçuk saatim oluyor ama uykumdan bile vazgeçmeye razıyım onun kıpırtılarının mutluluğu herşeye değer çünkü... Sonsuz şükürler olsun...

Allahım her isteyene nasip etsin bu mutluluğu.. Şu mübarek cuma gününde tüm dualarımız kabul olsun inşallah...

25. haftada bebek neler yapıyor?


25. Hafta Gebelikte Bebeğinizdeki Değişimler

Bu haftanın en önemli olayı bebeğinizin tat duyusunun büyük ölçüde gelişmiş olması.
Tat duyusu ile birlikte ister inanın ister inanmayın bebeğinizin süt dişleri de gelişiyor.
Bebeğin cildi hala daha ince ve kırılgan. Ancak vücudu orantılı bir şekilde doluyor, cilt altı yağ dokuları olgunlaşıyor.
Bebeğinizin uterus içinde göreceli olarak kapladığı alan azalmaya başladı. Çünkü bebeğiniz gittikçe büyüyor. Bu da hareket için kendisine kalan boş alanın giderek azalacağı anlamına geliyor.
Sonuç ise hareketlerin daha sert hissedilmesi olacak.


25. Hafta Gebelikte Annede Görüne Değişimler

Bu haftalarda yorgunluk hissedebilirsiniz. Bu gebeliğin normal yakınmalarından birisidir.
Aynı zamanda gözlerinizin ışığa karşı oldukça duyarlı olduğunu fark edebilirsiniz.
Gebeliğe bağlı göz kuruluğu pekçok anne adayının ortak yakınmasıdır. Sorunun üstesinden gelebilmek için yapay gözyaşı preparatları kullanabilirsiniz.
Büyüyen rahimin bası yapması ve dolaşımın bozulması nedeni ile bacaklarda ve belde ağrılar olabilir.
Bazı gebelerde ise el parmaklarında dahi ağrılar olabilir. Bu gibi durumlarda soğuk uygulama oldukça yararlı olmaktadır.
Hala daha bebeğinizin ismine karar vermediyseniz bu haftalarda artık isim aramaya başlayabilirsiniz.

11 Şubat 2015 Çarşamba

Kendime Notlar - 9 ay yapılacaklar listesi

Gönderen Strasbourgdaki Istanbullu zaman: 11.2.15 0 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
MÜSLÜMAN ANNE ADAYLARINA 9 AY YAPILACAKLAR LİSTESİ !

1- Hep abdestli olmaya çalış. özellikle yemek yerken.

2- Bütün günahlardan korunmaya bak.

3- Elinden geldiğince müstehap olan şeyleri yapmaya çalış.

4- Geceleri aynaya bakma.

5- Sinirlenme. huzurlu ve sakin ol.

6- Kuran dinlemeye ve okumaya çalış.

7- Namazlardan sonra tesbihatı ihmal etme.

8- Hamilelik boyunca 1 kere de olsa kuran hatim et.

9- Namazlardan sonra elini karnının üzerine koy ve salâvat getir. Hergün salâvat getir.

10- Bebek hareket ettiği her an elini karnının üzerine koy ve salâvat getir ve ihlâs süresini oku.

11- Allahı çok düşün.

12- İnsanlara yardım et.

14- Gıybetten ve yalandan uzak dur.

15- Namazını vaktinde kıl.

16- Devamlı subhanAllah,elhamdulıllah, La Ilahe Illallah Allahu Ekber de...

17- Eğer evladının sabırlı olmasını istiyorsan elini karnının üzerüne koy ve asr süresini oku.

18- Evladına hayırlı bir isim koy ve daha karnındayken elini karnının üzerine koy ve ismiyle ona hitap et. unutma çocuğun anne baba üzerindeki hakkı anne ve babanın ona hayırlı bir isim vermeleridir.

mesela Eymen,Yusuf,hudayfa,Muaz,Eslem,Helen... ne güzel isimler değil mi?

19- Enbiya süresini oku, evladının salih bir evlat olması için dua et.

20- Eğer anne ve babanın çocukla çok iyi bir ilişkisi, bağı, diyolağu olmasını istiyorsan çocuk doğmadan anne ve baba evlatlarıyla konuşmalılar ve çocuk doğduktan sonra bu seslere aşina olacaktır.

21- Hamilelik esnasında düzenli beslenme ve temizliğe çok önem verilmelidir....

Kendime Notlar - Ordan burdan

Gönderen Strasbourgdaki Istanbullu zaman: 11.2.15 0 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
Kesinlikle öylesin miniğim
 Dikkat etmek lazım...
Bende bir zamanlar birinin mucizesiydim...

Kendime Notlar - Biberon Perisi

Gönderen Strasbourgdaki Istanbullu zaman: 11.2.15 0 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
Alıntıdır....
--

Oğlum doğduktan sonraki bir hafta yoğun bakımda kaldı. Bu sebeple biberon ile tanışması çok erken oldu. Yoğun bakım sonrası mama takviyeli anne sütü aldı. 15 aylık olduğunda memeden kesmemiz gerekti. Bu süreci çok kolay bir şekilde atlattık, fakat sanıyorum meme yerine biberonu koydu ve biberon karnını doyurmak ya da susuzluğunu gidermek dışında farklı anlamlar da kazandı. Günün yarısı biberon ağzında, kendi kulağı ya da yanında kim varsa onun kulağı ile oynamaya başladı. Biberonu bazen boş olarak istiyordu, sadece emmek için.. Kulak konusu da çok komikti. İnsanlar ile tanıştıktan sonra “Senin kulağın çok güzelmiş, tutabilir miyim?” diyordu!

Biberon git gide önem kazanarak hayatımızda yer edindi. Biberon olmadan uyuyamıyordu. Kreşte utandığı için kullanmıyordu ama kreş kapısında içeri girmeden son bir nefes çekiyordu… Kabızlık problemimiz olduğundan çocuğu strese sokmamak için daha önce müdahale etmedim fakat dört yaşına geldiğinde artık bir şeyler yapmamız gerekti. Nitekim hala suyunu ve sütünü biberondan içiyor, uyumak ya da dinlenmek istediğinde biberon eşliğinde bizim kulaklarımızla oynuyordu.

Nasıl bırakabileceğimizi biraz araştırdım ve ön bir çalışma yaptım.

Bir biberon perisi yarattım. İstedim ki biberonu kullanması ya da kullanmamasının sorumlusu ve muhatabı biz olmayalım. Ve yine kararı kendisinin vermesini istedim. Peri ile ilişkili olabilecek bir şeyler almasını istemiştim eşimden. Renkli kağıtlar, kalemler, zarflar ve çıkartmalar aldık. Bir biblo bulmuş almış. Bir de bardak aldık.

Ve başladık…

İlk gün biberon perisinin ağzından bir mektup yazdım ve uyurken baş ucuna koydum. Mektupta biberon perisi kendisini tanıtıyordu. Dört yaşını geçmiş ve hala biberon kullanan çocukları görmeye gittiğini ve biberonlarını verirlerse sürpriz hediyeler getirdiğini söylüyordu. Topladığı biberonları da ihtiyacı olan küçük bebeklere götürüyormuş. Biberonlarını ne zaman vermek isterse gece yatmadan baş ucuna bırakmasını istedi peri oğlumdan. Mektubu çıkartmalar, simlerle süsledim.

Ozan mektubu görünce çok heyecanlandı. Gün içerisinde sürekli okumamı istedi. (Bu nedenle mektubu gerçekten yazdım. Çünkü farklı farklı kişilerden de okumasını istedi ve hep aynı şeyi okumamız gerekiyor!) O akşam “Biberonları verelim” dedi. Hediye paketi yapıp başucuna koyduk. Fakat biberon olmadan uyuyamadı. Geri istedi. “Peki” dedim, verdim biberonu. İkinci gün de yine aynı şekilde geçti.

Üçüncü gün hiç vermek istemedi. Böyle iki-üç gün geçti. Bu arada ben konu ile ilgili hiç konuşmadım. Ama biberon perisinin kendisini hatırlatması gerekiyordu. Peri biblosu ile birlikte bir mektup daha gönderdi. “Hala karar vermedin mi?” yazıyordu. Periyi merak ediyorsa diye biblosunu da göndermişti. “İşte bu benim” diyordu mektupta. Ozan yine heyecanlandı. Bu sefer çok kararlıydı.

Akşam biberonları hediye paketine koyduk ve heyecan içinde biberonsuz uyumayı başardı.

Ertesi sabah biberon perisi biberonları almış, yerine bir bardak, bir mektup ve bir yapboz parçası bırakmıştı. “Bardak sana ilk hediyem, asıl hediyemi sana altı gün boyunca vereceğim yapbozları tamamladığında elde edeceğin hazine haritasını kullanarak bulacaksın” diyordu. (Kağıda evin odalarını gösteren basit bir harita yapıp altı parçaya böldüm. Hemen vazgeçmemesi için böyle bir yöntem düşündüm. Altı günde biberonsuzluğa da alışır diye umdum.)

Biberonsuz ilk günümüz başladı. Sütünü içmek istemedi. Öğlene doğru biberonlarımı istiyorum dedi. Ben de o zaman biberon perisine mektup yazalım geri getirsin biberonları istersen dedim. O söyledi, ben yazdım. Ama biberon perisi akşamdan akşama geliyor! Muhatabı ben olmadığım için bana hiçbir şey söyleyemedi. Akşam mektubu başucuna koyduk. Fakat için için altı gün sonraki hediyeyi merak ediyordu. “Anne ben vazgeçtim. Bu mektubu hediyeyi aldıktan sonra gönderelim” dedi.

“Peki” dedim.

Sonraki günlerde biberon perisi her gün bir mektup ve yapboz parçası gönderdi. Ozan sütünü içmeye ve kolaylıkla uyuyabilmeye başladı. Biberonsuzluğa alıştı. Beşinci gün “Anne, ben artık biberonlarımı istemiyorum” dedi.

Altıncı gün son yapboz parçamızı aldık. Evin içinde haritayı takip ederek hediyelerimizi bulduk.

Altın çikolata, top sakız ve madalya.

Çok mutlu oldu.. Ve böylece biberonu, bağrışmadan, ağlamadan, strese girmeden bıraktık.

--
Alıntıdır....

10 Şubat 2015 Salı

Ev tipi ana kucağı / Transat

Gönderen Strasbourgdaki Istanbullu zaman: 10.2.15 5 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
Hoşgeldin 25inci haftam ♥
Bu son bi kaç haftadır haftalar arasında bi fark göremiyorum. Sanki birbirinin aynısı haftalar..

Bebek odasıydı pusetti büyük eşyalarımızı alınca bi boşluğa düştüm gibi oldum :)

Artık küçük eşyaları tamamlama vakti..

Mesela ev tipi ana kucağımız, basit bişey gibi duruyor değil mi?

Ama yok! Bendeniz pusetle oda için bu kadar kafa patlatmadım ama bunda yok titreme olmasın, müziği olmasın, çok sallanmasında alışmasın derken bi türlü gönlüme göre bulamadım...

Önce Tiny Love istemiştim minik bi yatak oluyor diye. Evimiz dubleks olacağı için günün çoğu vaktini aşağıda yani yatak odası olmayan yerlerde geçiririz diye uyuyabileceği bişey istiyordum. Görünüşü gerçekten çok güzel fakat kemer bölümünü hiç sağlam bulmadım. Çok tereddüt ettim alıp almamak konusunda ve sonunda vazgeçtim...

Tiny Love 3ü bir arada


Araştırmalarımın sonucunda en uygunu Nuna Leaf gibi geldi. Motor yok, pille çalışan aleti yok, müzik yok... İleri-geri sallama değilde anne karnını taklit edermiş gibi yana doğru sallıyor ufak bir dokunuş sayesinde.. Ve sallanma özelliği kapatılabiliyor. Çok hoşuma gitti bütün özellikleri.. Birde kılıfı organik pamuklu kumaşmış... Bakalım umarım memnun kalırız..

İşte dün Amazon sitesinden sipariş verdiğimiz Nuna Leaf transatımız...


Buda oyuncaklı hali :) Tabiki oyuncaksız olmazdı onuda aldık :)

6 Şubat 2015 Cuma

Alışverişşş

Gönderen Strasbourgdaki Istanbullu zaman: 6.2.15 0 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
Geldik 23+4'e; 24üncü haftamızın sonlarına :)

Bebişimin hareketlerini baya belirgin hissediyorum çok şükür. Hatta bazen sadece hissetmiyorum gözümlede görüyorum :)
Ama bu aralar yinede sakin durumda eskiye bakarak :) büyüdükçe uslanıyor mu ne kızım :)

İnternette yine indirimlere giren ürünlerden kaptım bi kaç parça kıyafet kızım için..




Yatak odamızı yataksız ve nevresimsiz aldığımız için tek tek kendim tamamlıcam kalan eksikleride..
Bu aldığım yatağımız bio'ymuş, makinada yıkanabilirmiş (nasıl sığacağını merak ediyorum orası ayrı), bir tarafı yaz bir tarafı kış için tasarlanmış (üzerine bir koruyucu ve bir çarşaf serincede etki edecek sanki) falan filan işte özelliklerini okudum, kullanıcı yorumlarını okudum, hoşuma gitti, aldım gitti.. İnşallah sağlıcakla kullanır güzeller güzelim...

Birde saç bantlarımız var Ebay'den renk renk aldığım... İçlerinden kurdele kırmızıdan iki tane aldım lohusa tacı yerine bende kullanıcam inşAllah hastanede :) Çok seviyorum küçük kızlarda saç bantlarını ya :)


Ve son olarakta emzirme yastığı denilen bir ürün varki çok kafa patlattım alsam mı almasam mı diye.. Hem hamileyken rahat pozisyon alıp uyumaya yardımcı oluyor hemde hamilelikten sonra bebeği emzirirken belimizin etrafına sarıp bebeği üzerine koyup rahatça eğilmeden emzirmeye yarıyor... Emzirmeden çok bu aralar rahat uyuyamadığım için aldım dün, ve bu gece inanılmaz rahat uyumuşum yastığımla :)

Aubert mağazasından

Ev tipi anakucağı (transat) almak için gittim aslında dün mağazaya ama internette beğendiğim modelin gerçekte iyi olmadığını gördüm... Napıcam, ne alıcam hala bilmiyorum, karar vermesi zor..

2 Şubat 2015 Pazartesi

Bebek odamızzzzzzzzz

Gönderen Strasbourgdaki Istanbullu zaman: 2.2.15 2 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
Aldık aldık çok şükür bebek odamızı aldık ! Öyle mutluyum ki !

Üzerimden büyük bi yük kalkmış gibi oldum, ne zaman alıcaz, nasıl beğenicez falan derken çok şükür istediğim gibi bembeyaz ve country tarzı yatak odamızı aldıkkk :)




Happy Baby - Offenburg



Beraber kullanılan dekorasyon rengine ve malzemelerine hiç bakmayın kesinlikle böyle olmayacak bizim rengimiz :)
Eşimle o alt değiştirme yerinin üzerini incelerken baya bi dağıtmışız yalnız şimdi farkediyorum :D

Yatağımız 70x140cm..
Bariyerlerden biri kalkıp yerine küçük bi tahta koyarak çocuk odasına çevriliyor..
Dolabımız 3 kapılı, 2 bölmesi askılı, 1 bölmesi raflı..
Alt değiştirme komidini denilen şeyi çekmeceli istemiyordum pek, böyle dolabın içine organizatörlerle bulurum bi kolaylık ben ;)

Rafımız bile var, yaptırdığım ahşap ismimizi çok güzel taşıyacak ♥
Ah yerleştirmek için sabırsızlanıyorum :)

Birde kitaplık gibi bişey var daha onu ne olarak kullanıcağımızı bulamadım, yerleştirirken bulurum elbet bişeyler :)


Birde bu pufu aldım! İstediğim lamba modeliyle aynı kumaştan olduğu için çok hoşuma gitti hemen kaptım.. Bebeğimin odasına bi tane tek kişilik koltuk koymak istiyorum, ayak ucunada bu pufu koyup ayağımı uzatarak emzirebilmek için ;)

En güzeli senin odan olcak biriciğim... Accayip sabırsızlanıyorum...

Evde toparlanmaya başladı artık... Şu an evde bi salonun halısı kaldı, geri kalan tüm halıları sattım gitti.. Kahve makinamız ve orta sehpamızda satıldı :)

Sıra perdelerle tüllerde... Maksat para kazanmak değil tamamen kalabalıktan kurtulmak ama hafifte kazanç fena olmuyor ;)

Şimdide elimize kutular geçtikçe doldurup salonun bi köşesine diziyorum... Mesela vitrinin içini bitirebildim.. Tabaklarla, bardaklar çok el oyaladı nefret ettim kolilemeden. O yüzden şimdi biraz mola geriye kalanına bi kaç hafta sonra tekrar başlarım!

Hoşgeldin 24üncü hafta ;) bugün 23+0'dayız.


Asıl olayı unuttum ben iyi mi !
Cuma akşamı kontrolümüz vardı! Tosun kızım 634 gram olmuş maşAllah 22+4'te...
Çok şükür herşey yolunda! Ben demir ve D vitaminine başlıyorum o kadar...
Ve bize 3 boyutluyu açar açmaz bi gülücük attı güzel kızım ve bende o anı ölümsüzleştirebildim... Onu 3 boyutluda görür görmez "Aaaa ne kadar güzel" diye bi tepki verdim. Ama öyleydi gerçekten tamam belli olmasada o benim dünyalar güzelim!

 

Strasbourgdaki Istanbullu Copyright © 2011 Design by Ipietoon Blogger Template | web hosting